Saratlı Festivali,ilk gördüğümden bu yana ile türküler ve insanca bölüşümler açısından eşi ve benzeri olmayan bir etkinlik.Biliyorum kimileriniz "abartma canım sende" diyecekler.Bence bu acele bir karar olacaktır. Niyesi şudur;
bir akşam üzeri Vedat TATAR telefon etti bana.Saratlı Festivali'nde sunucu olarak görev almamın uygun olup olmayacağını soruyordu.Eğer evet diyorsam kaç lira para istediğimi bildirmemi istedi.Elbette "benim kültürüm ile-halk kültürü yani- türküler ile ilgili bir hizmette para konusu edilemeyeceğini söyledi.Öyle veya böyle benim Festivale getirilmem konusunda Sn.Vedat TATARa istemde bulunulmuş.İşin özü; samimiyet dolu duygular geliştirdik Saratlı Belediye Başkanı Muharrem Kaplan ve Festival ilgilileri ile.Vardık Saratlıya.Vardık ama sandık ki bir ıssızlığa düştük.Değerli ağabeyim Hüseyin Danışman,eşi Fatma yenge,Bahar hanım ve oğlum bora.Daha akşamınan Yeraltı şehrinin önündeki o güzelim bahçede sohbeti koyulaştırdık.Gördük ki bizim çok özlediğimiz bir dostluk ortamının kapılarını aralatmış kader bize.Birden kaynayıp karıştık.Aksaray'ın yanıbaşında misavirperver,hoşgörülü,gözleri yüreğiyle birlikte gülen,bizi biz eden değerlerin samimi yaşatıcıları olan" insanların denizine daldık.İyi de oldu.Bu sayede Belediye başkan yardımcısı Derman Abiyi tanıdık.O da yetmedi,bizleri o bölgede gezdirmedikleri yer kalmadı desem yalan söylem,iş olmam.Bir gün önceden Aksaray tv görevlileri ile görüştük.Dikkatimi çeken hep şu oluyordu,hem türkülere,hem türkülerin üretenlerine ,hem de çığıranlarına derin bir muhabbet besliyorlardı.Derman abi (M.Ali YALDIR) ve bşk.Muharrem abinin dilinden bal damlıyor desek yeriydi.O da yetmezmiş gibi,Aksaray Vali Yardımcıları ve Komşu belediye başkanları türkülere yaraşır biçimde tavır ve davranış sergiliyorlardı.Tarihi ve doğal güzellikleri bir yana,bilimsel düşünmeyi gönül ile birleştirme özlemine burada gerek kalmamıştı.Muharrem Kaplan'ın öğretmen oluşunun da etkisi ile yarınlara akacak bir çok yeniliğin ve büyük düşlerin temelleri atılmıştı.Bir de havuz yaptırmışlar bir sürü Ağacın sulanması için,keşke bir büyüseler o kadar emeğim ürününü görmek her kimi olursa olsun mutlu edecektir diye düşünüyorum.Nede olsa türkülerin sağanağında büyüyen ağaçlar yurda pek ihanet etmez.Olur olmaz zamanda kurumaz diyorum.Belki Bir şaire yakışmıyor böyle çıkarımlar,ne yapayım böyle şeyler de geçiyor aklımdan.Yoksa ben nasıl şair olurum ki.Türkiye'mizin Aksaray'ında nefis bir tarih, bir o kadar da güzel kültür,hepsine yaraşır biçimde yönetim.Oh ne güzel.