Header
Ana Sayfa | Giriş Sayfası | Sık Kullanılanlara Ekle
  Site İçerisinde Arama     » Dataylı Arama
BÖLÜMLER
ARŞİV
Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pz
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930
Sendikasyon
MAİL LİST
OYLAMA: Sevdiklerimizden
MÜZİK İLE
ŞİİR İLE
KİTAP İLE
SİNEMA İLE
HEPSİ İLE



Logaritmik Çağrışım

Apr 18,2007 Yazar: Abbas-TURAN

Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde altı yılım geçti. Öğrenerek, anlayarak ve bilerek. Bilim adamlarına olan sevgim ve saygımdan orada da hiçbir öğretmenimi yüzyüze veya gıyabında mahrum etmedim. Biliyorum onların buna hiç ihtiyacı yoktu. Tüm bilim adamları gibi, onlar da anlaşılmayı ve dünyayı güzelleştirirken olası katkılarının gözardı edilmemesini istiyorlardı. Saygıdeğer öğretmenim Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran'dan öğrendiklerimi anlatmaktan duyduğum keyfi keşke diyorum öğrenirken de duysaydım. Yine, Prof. Dr. Mahmut Adem'i dinlerken dalıp gittiğim yerlerden erken çıkıp da mıh gibi belirlemelerini kaçırmasaydım. Ya da, Prof. Dr. Haydar Taymaz'ın, Prof. Dr. Ali Balcı'nın, Prof. Dr. Kasım Karakütük'ün, Prof. Dr. Necla Tural'ın, Prof. Dr. İnayet Pehlivan'ın, Prof. Dr.Sedat Sever'in, Prof. Dr.İnci San'ın, Prof. Dr. Işıl Ünal'ın ve adını yazmadığım diğer öğretmenlerimin  "çerez bilgi" cinsinden, ders ortamında gelişigüzel saçılan ışıklarından halen besleniyor olsaydım. Kimbilir belki de, yaşamak denilen güzelliğin yükünü biraz olsun hafifletebilirdik. Olmaz değil, çok defa bazı öğretmenlerimin, bizlerin yükünü de sırtlandığına tanık olurdum ta o zamanlar. "Görevleri icabı" der geçerdim ara sıra. Yok aslında, öyle değilmiş. Bilim adamlığının getirdiği, toplumsal boyutu ile önem arz eden sorumluluk duygusunun dışavurumundan öte bir hal değilmiş onlardaki hal. Çoğunun mütevazı kişiliğinin gölgesinde, eğitip güzelleştirmenin "ince ayar" gerektiren ilke ve yöntemleri pırıldarmış da bizler anlamazmışız. Bunları, eğitimci olduğum zaman anladım. Lafı getireceğim yer şura aslında, bir, onları ve onları dinleme şansına eriştiğimiz sınıf ortamlarını özledim. İki, ders olarak anlattıklarından ziyade, yaşantılarından verdiği örnekler ile tamamladıkları bilgilendirmelerin daha kalıcı ve etkili olduğunu  bilmelerini istedim. Kime ne yarar sağlar bilmiyorum da, yakınımızdan boyveren gerçekler ile evrensel güzellikleri buluşturma niyetimin temelinde onların anıları içinde sinmiş ve kaybolmaya yüz tutan geçmişimiz var. O geçmiş gölünde ne sevimli alışkanlıklar,sözler,bilgiler,insanlar var olduğunu tahmin ediyorum. Birazını duyuyor öğreniyorum. İçim içime sığmıyor inanın. Eğer, "Düsseldorf'ta Nem Kaldı" 'yı  bizdeki yerinden sizlerin gözuçlarına kadar yolcu edebilirsek "duyduklarım", "gördüklerim" ve "bildiklerim" i yazmaya çalışacağım.

Bunların aklıma geliş nedeni aşağıdaki yazıdır. Bana bir şeyler öğreten herkese teşekkür ettiğimi bilerek siz de okuyasınız dedim.

-yine mavi kitaptan-

Yakın tarihimizin en büyük ilim adamlarından ve değerli matematikçilerinden Gelenbevi İsmail efendi zamanında, İstanbul'a bir Fransız mühendisi gelmişti. Bu mühendis o zaman daha Batıda da yeni bulunmuş olan Türkiye'de henüz hiç bilinmeyen logaritmayı Türk hükümetine sunmuştu. Fransız mühendisi ilgililere, Türkiye'de modern matematik ile uğraşan hiç kimsenin bulunup bulunmadığını sormuş; kendisine bu işle bir dereceye kadar İsmail Efendi'nin meşgul olduğunu söylemişlerdi. Son derece gururlu olan bu adam bir gün İsmail Efendi'yi görmüş; kendisine bir problem vererek üç gün içinde cevabını istemişti. Üç gün sonra tekrar buluştukları zaman sadece o problemin cevabıyle değil, bu konuda yazılmış geniş bir eserle karşılaşan mühendis şaşkınlıktan donakalmıştı; Türk resmi makamlarına: bu gün dünyada bu kudrette bir matematik kafası pek az bulunur. Eğer şu İsmail efendi şimdi Avrupa'da olsaydı kendi ağırlığınca altın ile tartarlardı diyerek beraberinde götürmek üzere kendisine bir resminin verilmesini istemişti. İsmail Efendi'nin Avrupa'ya gidecek resminin hazırlanması için düzgün bir kılık-kıyafet lazımdı. Oysa ki, değerli alimin üstündeki elbiseleri pek mütevazı şeylerdi. Bu yüzden resminin alınması için Babıaliye çağırıldı. O'na Reisülküttab Raşit Efendi'nin muhteşem samur kürkünü giydirmişler ve resmi böylece alınmıştı. Resmi hazırlandıktan sonra kendisine gösterildiği zaman Gelenbevi İsmail Efendi onu eline almış, uzun uzun baktıktan sonra "herkeste görür, nasıl şeydir diye merak ederdim. Elhamdülillah, pek kısa zaman için bile olsa bize de samur kürk giymek nasip olacakmış" yollu şaka etmişti.

NOT:

Gelenbevi İsmail Efendi (1730 - 1790)

1730 yılında şimdiki Manisa'nın Gelenbe kasabasında doğan Gelenbevi İsmail Efendi, Osmanlı İmparatorluğu matematikçilerindendir. Asıl adı İsmail'dir. Gelenbe kasabasında doğduğu için ikinci adı onun bu doğduğu kasabadan gelir. Daha çok Gelenbevi adıyla ün kazanmıştır.Önce, kendi çevresindeki bilginlerden ilk bilgilerini almıştır. Daha sonra, öğrenimini tamamlamak üzere İstanbul'a gitmiştir. Burada, çok değerli ve kültürlü öğretmenlerden yararlanıp matematik bilgisini oldukça ilerletmiştir. Müderrislik sınavına kazananarak 33 yaşında müderris olmuştur. Bundan sonra kendisini tümüyle ilme verip çalışmalarına devam etmiştir.Gelenbevi, eski yöntemle problem çözen son Osmanlı matematikçisidir. Sadrazam Halil Hamit Paşa ve Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa'nın istekleri üzerine, Kasımpaşa'da açılan Bahriye Mühendislik Okulu'na altmış kuruşla matematik öğretmeni olarak atandı. Bu atama ona parasal yönden bir rahatlık getirdi.Hakkında şöyle bir öykü anlatılır: 'Bazı silahların hedefi vurmaması, padişah III. Selim'i kızdırmış ve bunun üzerine Gelenbevi'yi huzuruna çağırarak ona uyarıda bulunmuştur. Gelenbevi bunun üzerine hedefe olan uzaklıkları tahmin ederek gerekli silahlardaki düzeltmeleri yapmış ve topların hedefi vurmalarını sağlamıştır. Gelenbevi'nin bu başarısı padişahın dikkatini çekmiş ve padişah tarafından ödüllendirilmiştir.Gelenbevi, Türkçe ve Arapça olmak üzere tam otuz beş eser bırakmıştır. Türkiye'ye logaritmayı ilk sokan Gelenbevi İsmail Efendi'dir.

669 Okunma


comment Yorum (0 Yollayan) 


Son Yazılanlar
GÜLÖNÜ
ALT PERDEDEN
SUSMA YERİ
TÜRKÜCE
EŞİKTEN ÖTE
BAL DAMLASI
BENCESİ
ŞİİRLİK
KİTAPLIK
İNCE ELEKTEN
KALBURÜSTÜ
SÖZ TÜNEĞİ
ESKİDEN
ORDAN BURDAN
USTALAR
ONLARDAN
YARENLİK
VIDEO
Öne Çıkanlar
Çok Yorumlanan
Yazarlarımız