May 22,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Bindokuzyüz doksanı bir iki yıl geçe, Ankara'nın Maltepe semtinde, ufak tefek ve kapıcılar için yapılmış, bodrum katında bir evdeyiz. Bahar ile ikimiz. Ben hem üniversitedeyim, öğrenci olarak, hem de çalışıyorum. Yine böyle, telaş atına binmiş gibi de yüreğimi yormadan dünyayı algılama heyecanıyla gözlerimi fal taşı gibi açmış, olanı biteni bilmeye çalışıyorum. En çok da yolda belde okuduğum gazete, dergi veya ... [TAMAMI]
|
May 22,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Dostlar birbirinin sohbet tarzını genelde bilirler. Zaman zaman, kişilere göre bir araya gelindiği olur. Bunda yanlış anlaşılacak ne var? Bir şey yok tabi. Bu tür ortamların havası hiçbir tasarım ile ortaya konacak cinsten değildir. Herbiri, bir defaya mahsus özgünlültedir. Çünkü güven, içtenlik ve tereddütsüzlük damgasını vurur sürece. Bir bakarsınız kendinizin ve dostlarınızın yüzleri gülüş işgaline uğrar. Ya da, umulmadık derecede duygusal çözülmelerin ... [TAMAMI]
|
May 16,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Emek konusunu işlediler yıllarca, emeğin ne olduğunu bilenler. Bilmeyenlere, emeğin değiştiriciliğinden, kutsallığından, öneminden, üretenliğinden dem vurdular. İyi ettiler tabi. Daha ne kadar vurgulanırsa vurgulansın vefasızlık, kirlenme ve özdeki çürüme devam ettiği sürece az bile vurgulanmış olacaktır hep. Emeğini bize harcayanları iyi bilmek lazım. Anlamak gerek onları. Boşa yorulduklarına kanaat getirmelerine sebep olmamak gerek. Yaşamak dediğimiz şeylerin toplamı o kadar az ... [TAMAMI]
|
Feb 14,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Bindokuzyüzaltmışlı yıllardan bindokuzyüzseksenli yıllara kadar köylerimizde bir almancı furyası başını alıp gitmişti. Naylon gömleklerden, foter şapkalardan tutun da, yatık teyiplere kadar görmediklerimizi gördük. Yarım yamalak alışkanlıkların sindiği acemi ama vakur davranışlar izledik. Büyük görmelerin, küçük görmelerin daniskasına tanık olduk. Özlemlerin şahı geçti alnımızın çatından. Alman markalı sigaralara, minibüslere, otomobillere ve şampuanlara alıştık. Velhasıl evlerimizin misafir odalarında "geyikli ve asma köprülü" ... [TAMAMI]
|
Dec 27,2007 Yazar: Abbas TURAN
 Duyardım dedemden; "…Yürüye yürüye şehri çıktık. Sohbet öyle güzeldi ki… Zaten çok özlemiştim…Bankalar Caddesi'nde postahaneye uğrayayım dediydim. Bir de ne göreyim bizim Durmuş. Bayağı da çökmüş. Kötülenmiş. Saçlarına ak düşmüş. Saçlarındaki siyah teller sayılacak kadar, tek tük. Gözlerindeki rüzgâr şaşırtan oynaklık ve ışıltı yok olmuş. Solgun görüntüler gibi duruyor gözlerinin rengi. Ellerini kavralar kavralamaz anladım güçsüzleştiğini. Kemikleri birbirini hışırdatıyor. Omuzları, ... [TAMAMI]
|
Aug 03,2007 Yazar: Bilinmiyor
 Su birikintilerinin göbeğine basa basa yürüyordu. Ayağındaki lastik ayakkabılar değil su, rüzgar bile kolaylıkla geçirebilir haldeydi. Üstündeki hem gömlek hem ceket hem de palto vazifesi görüyor suratının kirinden masum masum bakış pek fark edilemiyor. Ancak çok yakından bakan bir kimse, küçük, siyah ve pırıl pırıl gözleri tanıyabilirdi. Karnının gürültüsü isyan bayrağı halini almıştı. İki gün önce yediği bayat simitleri çoktan ... [TAMAMI]
|
Jun 12,2007 Yazar: Abbas TURAN
 Dün bir ayrılık daha başladı. Bütün okullarımızda olduğu gibi bizim okulda da ayrılığın buruklaştırdığı tebessümler uçuştu gözlerden. Okullardır en sevildiğimiz yer. Okullardır en sayıldığımız yer. Okullardır en dikkatli olduğumuz yerlerden biri. Okullardır arkadaşlarımızla en çok bir araya geldiğimiz yer. Velhasıl biz öğretmenler için, ömre mührünü vurmuş her olayın izini anılara eklediğimiz mekanlardan birini de okul biliriz. Sabah kalktığımızda; yakınlarımızdan biri ... [TAMAMI]
|
May 21,2007 Yazar: Abbas TURAN
 Bana sövmediğine sevindim adamın.
"Yılların memuruyum" diyor.
"Ben böyle iş görmedim arkadaş. Adamlar tam bir kepaze olmuş, bizi de dıngırdatıyorlar".
Diğeri de alışmışların tavrı ile başını bile kaldırmıyor. Güreşircesine işi ile meşgul. Çaycıya bile tındığı yok. "Allah'ını seversen bir şey de yahu. İşte sen de biliyorsun, bizim oğlanın banka borcunu öderken anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. Gıkımız çıktı mı arkadaş? ... [TAMAMI]
|
Mar 04,2007 Yazar: Abbas TURAN
 Biz daha neydik ki. Çocuk bile demeye bin şahit gerekirdi. Büyüyorduk daha seninle karşılaştığımda. Pamukpınar Öğretmen Lisesi'nin gurbetinden anlamayan kuşları gibi dolaşıyorduk gülüşlerinizin eteklerinde. İşte o zaman gülüşünüze eklemiştik adlarımızı. Türkçe deyince aklımıza gelenlerin haddi hesabı yoktu. Ama ben sizi de ilk sıralarda anıyordum. Sonrasını biliyorsunuz işte. Ankara. Sokaklar ve buluşmalar.
Hani bir gün, Cebecide saatlerce konuşmuştuk ya. Güya ... [TAMAMI]
|
Jan 15,2007 Yazar: Abbas-TURAN
.jpg) İkimiziz.
Bahar ve ben.
Ankara Emek Yeşiltepe Biloklarına yakın bir yerde yürüyoruz.
Şımarık ve dalgınız.Yalan söylemeye gerek yok biraz da sokak acemisiyiz.
Nasıl olduysa sağ yanımızdaki manava bakakaldık birden.
Adamın biri girmiş meyve ve sebzelerin arasına, patatessin orta boyu büyüklüğünde, hafif de tüylü gözüken,yeşil, biraz da yamuk bir şeyi soymaya çalışıyor. Meyveler ve yeşilliklerin üzerine görkemli ışıklar salınınca nasıl olduğunu ... [TAMAMI]
|
Dec 24,2006 Yazar: Abbas TURAN
 İki yıl önce yapmıştım bu haberi.Özcan Ayyıldız'ın yolladığı yandaki fotoğraftan esinlenerek Susma Yeri'ne bir şeyler yazayım derken aşağıdakiler geldi aklıma. Sonra bir baktım ki internette sevilmiş gitmiş. Kimileri, sitelerin forum köşelerinde eklemeler yapmış devamına. Sonra, haber yaptığım site benim dışımda bir nedenle kullanılamaz oldu. Tabi bu arada Özcan'ın yolladığı bu fotoğrafı da bulamadım epey bir süre. Şimdi buldum. Bu haberi ... [TAMAMI]
|
Dec 03,2006 Yazar: Abbas TURAN
 Yanağını yanağımda hissettim diye hüzünle kararıyor akşam.Demek ki.hüzne de sensizlikten gidiliyor.İşin doğrusu yıldızlar seyrime çıkmaya can atıyorlar.Sözcüklerin anlamını bulmuşken yitirmek de istemiyorum.Hüzün müzün der iken çerez olsa da geceye bu hal,seni seviyorum.Bu,bir kenarında dursun aklının.
Ne zaman dediysem, "şair şiirsiz çıkmamalı geceye" demişim.Haklıyım.Hatta bir de yağmur damlalarından sırdaş edinmeli,tabi yağmur yağıyorsa.Yok eğer,yağmur yağmıyor da yine gecedeyse şair,ıslığa sığdırmasını bilmelidir yok ... [TAMAMI]
|
Dec 21,2006 Yazar: Abbas TURAN
.jpg) Tam gazinodan çıkarken yakaladık abi. Gözlerinin akına sigara dumanı sinmişti. Dili de şişmişti belli ki. Dam dum konuştuğuna göre. Beni bile tanımamazlıktan geliyordu.
Yanında da iki kişi. Birinin ağzı gözü iyice yamulmuş. Kibriti çaksan pof diye yanacak. Öbürü de Solsuz'un aynısı. Zom yani. Kafa birmilyon üçünün de. Ulan Solsuz oğlan dedim. Nerede senin kirven. Biz çocukluğundan beri Solsuz Mehmet ... [TAMAMI]
|
Dec 11,2006 Yazar: Abbas TURAN
.jpg) Köy tanıdık, bildik köy.
Adını ve adamlarını sevdiğim de bir köy.
Tabi öyküleri de kendileri gibi sevilesi bir köy.
Adı mevzubahis değil.
Şu kadarını söyleyeyim ki; yine bizim oralardan bir köy.
Bu köyden bir adam ilçenin mal pazarına inek götürür ki sata. Eskiden köylerden mal pazarlarına hayvanlar sürülerek götürülürdü. Yani yaya olarak. Binbir perişanlık ve yorgunluk da satıcı ile birlikte çökerdi pazara. Mallar ... [TAMAMI]
|
|