YAZILANLAR
May 27,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Aşık Veysel yedi yaşına dek görmüş, algılamış. Ondan sonra bir anlamda ona hasret kalmış, onun da sevgisi ile yanmış tutuşmuş. Yeri gelmiş "sadık yar" demiş, vefasız yar yerine ona şiirler yazmış, derdini anlatmış. Onu, acısını unutturan, dindiren ana kucağı olarak görmüş. Bütün dertlerini ona anlatmış, kötülük etse bile kendini gül ile kıyaslamış, ayrıca bütün kusurlarını toprak gizlemiş. Ona ulaşmakla tüm ... [TAMAMI]
|
May 22,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Bindokuzyüz doksanı bir iki yıl geçe, Ankara'nın Maltepe semtinde, ufak tefek ve kapıcılar için yapılmış, bodrum katında bir evdeyiz. Bahar ile ikimiz. Ben hem üniversitedeyim, öğrenci olarak, hem de çalışıyorum. Yine böyle, telaş atına binmiş gibi de yüreğimi yormadan dünyayı algılama heyecanıyla gözlerimi fal taşı gibi açmış, olanı biteni bilmeye çalışıyorum. En çok da yolda belde okuduğum gazete, dergi veya ... [TAMAMI]
|
May 22,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Dostlar birbirinin sohbet tarzını genelde bilirler. Zaman zaman, kişilere göre bir araya gelindiği olur. Bunda yanlış anlaşılacak ne var? Bir şey yok tabi. Bu tür ortamların havası hiçbir tasarım ile ortaya konacak cinsten değildir. Herbiri, bir defaya mahsus özgünlültedir. Çünkü güven, içtenlik ve tereddütsüzlük damgasını vurur sürece. Bir bakarsınız kendinizin ve dostlarınızın yüzleri gülüş işgaline uğrar. Ya da, umulmadık derecede duygusal çözülmelerin ... [TAMAMI]
|
May 16,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Emek konusunu işlediler yıllarca, emeğin ne olduğunu bilenler. Bilmeyenlere, emeğin değiştiriciliğinden, kutsallığından, öneminden, üretenliğinden dem vurdular. İyi ettiler tabi. Daha ne kadar vurgulanırsa vurgulansın vefasızlık, kirlenme ve özdeki çürüme devam ettiği sürece az bile vurgulanmış olacaktır hep. Emeğini bize harcayanları iyi bilmek lazım. Anlamak gerek onları. Boşa yorulduklarına kanaat getirmelerine sebep olmamak gerek. Yaşamak dediğimiz şeylerin toplamı o kadar az ... [TAMAMI]
|
May 05,2008 Yazar: Prof. Dr. Cemal Çevik

Gurbet'e hasrettir diye karşılık vermek geçiyor içimden .Gurbeti hasretle tanımlamak ne kadar açıklayıcı olabilir?.Bir bilinmeyeni bir diğeriyle açıklamak tatminkar olmayacağından hasret'in ne olduğu sorusu akla gelebilir. O zaman hasretin tanımını yaparak Gurbet'e tekrar dönmek uygun olur. Bizde öyle yapalım ama önce bir giriş, bir ısınma hareketi, güreşte perdah, saz da yol gösterme ile karşılık bulabilecek bir girişle başlayalım hasret ... [TAMAMI]
|
Mar 11,2008 Yazar: Abbas TURAN
 "Çocuklar" diye başlayıp, akıl ve yönerge veren cümlelerin sahiplerini çok severdim. Hele ki, içtenlikle dikkate alınan çocuk arkadaşlarımın içinde olmaktan duyduğum sevince yeter olmazdı. Düşünün ki, kollanıyorsunuz, korunuyor ve izleniyorsunuz; bundan daha güzel ne olur Allah aşkına. Kuş kovaladığımız, tarlalardan mercimek veya nohut yolduğumuz, itleri boğuşturduğumuz, işten kaytardığımız, yumurta çaldığımız, kuş yuvası bozduğumuz, küfür ettiğimiz, kavga ettiğimiz konusunda günde en ... [TAMAMI]
|
Feb 14,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Bindokuzyüzaltmışlı yıllardan bindokuzyüzseksenli yıllara kadar köylerimizde bir almancı furyası başını alıp gitmişti. Naylon gömleklerden, foter şapkalardan tutun da, yatık teyiplere kadar görmediklerimizi gördük. Yarım yamalak alışkanlıkların sindiği acemi ama vakur davranışlar izledik. Büyük görmelerin, küçük görmelerin daniskasına tanık olduk. Özlemlerin şahı geçti alnımızın çatından. Alman markalı sigaralara, minibüslere, otomobillere ve şampuanlara alıştık. Velhasıl evlerimizin misafir odalarında "geyikli ve asma köprülü" ... [TAMAMI]
|
Feb 08,2008 Yazar: Abbas TURAN
 Halk ozanları, halkın yaşadığı içsel ve sosyal yaşantılarını genel anlamda dile getirmelerine karşın," eskiyi sürdürür" biçimde anlaşılmışlardır. Kullandıkları dil,çalgı ve mekanları da yerel algılanmaktadır. Daha doğrusu, çağında yaşayan bireylerin beğeni ve beklentilerine erişememiş, kişisel ve yerel zevklerin sığlığında üreten, çalıp söyleyen kişiler olarak kanıksanmışlardır. Duruma, moda ve gösteriş açısından bakınca, bu veya benzer değerlendirmelerin haklılığını kabul etmek gerek. Ancak ... [TAMAMI]
| |
|