YAZILANLAR
Dec 18,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Yıldızeli'ndeyim.
Doğduğum düzlüklerin konuşan ıssızlığında, adını aklıma mıhladığım topraklarda yani.
Cığıl cığıl hüzün düzlüyor yeller. Kıraçlık eşitlemiş tepeleri. Dağlar sanıldığının aksine birbirine uzak tay ölüleri gibi, didiklenmiş, pörsümüş, kar tadı kokuyor. Divaneye dönmüş kartallar. Şahinlerin beneklerinde insanın göğsüne batan alacalık var. Gözü dönmüş, aklı yitiklerden farkı yok kargaların. Kertilmiş belenlerden aşan yollar hırpani. Sitemli dost bakışının, yaralayan tadından beter susuz ... [TAMAMI]
|
Nov 26,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Bir cep telefonum var, sağ olsun Refik eniştem Hollanda'dan aldı geldi. Telefon geldi geleli elimden düşmüyor. Kimseyle konuştuğum yok, yazıyorum onun ile. Moda deyimle "cep leptabı". Orda yaz, burada yaz, yatarken yaz, söyleşirken yaz, ayıp etmeye başladık dostlara, ancak zamanla onlar da alıştı "leptablı" ellerime. Ben de bunu fırsat bilerek, onların ağzından dökülen -çoğu da çocukluğundan beri benimle gelen- tadı ... [TAMAMI]
|
Nov 12,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Bıçağımı bileyeli on dakika ya oldu ya olmadıydı. Başımı kaldırdım ki ne göreyim; inekler kayalığa tırmanıyorlar. Biri, ta yarın başına gelmiş bile. Yuvarlandı yuvarlanacak. Adamın gözü cayıyor. Bıçağımı bir daha yokladım. Tamam, duruyor kınında. Kın da o biçim ki, babam dikmiş. Camız gönünü incelte incelte, yuryumuşak etmiş garibim. Onu da bizinen, çuvaldızınan dikmiş. Rastgele biçimli, ama sağlam. Ne günlerdi abi ... [TAMAMI]
|
Nov 09,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Sevgili kardeşim Mahsun Turan, yeri geldikçe; "admın tarihi başına beladır" der.
Üzerinde durmak gerektiği bir yana, irkiltici ve eğitici bulurum bu sözü.
Belayı, "musallat olan, tebelleş olan, ayrılmayan, her gittiğimiz yere bizimle giden" olarak düşünürsek, Mahsun'un ifade etmek istediği anlamı tıpa tıp yakalamış oluruz. Bu demek oluyor ki, hafıza kaybımız olmadığı sürece, eski yaşantılarımız zihin dağarcığımızda sürekli işler haldedirler. Bunların her ... [TAMAMI]
|
Apr 27,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Yol üzerinde, hızlı giden bir araç içinde iseniz, yolun kenarındaki dağ, taş, ağaç, tabela veya her ne varsa kaçarak sizden uzaklaşıyor gibi gözükürler. Sanki onları, yol doğrultusunda, ortadan ikiye ayıran sizmişiniz de, siz gidince birleşiyorlar. Öyle hızlı olur ki bu yanılsama, yüreğinizde cız eden ferahlığa doğru üşüyerek hüzünlenirsiniz. Hele araçta şoför iseniz, geriye doğru kaçışa dalar, yer yer hayran kalırsınız. ... [TAMAMI]
|
Apr 12,2009 Yazar: Abbas TURAN
 İkide bir bakıyorum www.mamak.meb.gov.tr adlı siteye. Mensubu bulunduğum mesleğin icabından öte, bulunduğum çevrede neler oluyor merakının gereğinden olmalı, ben bunu hep yapıyorum. Mevzuat konusundaki bilinçsel gediklerimi dostlarım bilir. Bu konudaki eksiğimi, daha çok tümden bakarak zararsız eylerim. Genel yaşam ortamlarında olası kaygılarımı zararsız eylemeye çalışırken de aynı alışkanlığımdan istifade ederim. Mesela bir yerde kaybolmuşsam, burası benim memleketim der, kaygı ve ... [TAMAMI]
|
Apr 23,2009 Yazar: Bülent TURAN
 Eğitim öğretim etkinlikleri yüksek beklentilere cevap vermek sorumluluğu olan etkinliklerdir. Süreklilik gerektirir. Dolayısı ile planlı, sabırlı ve dikkatli olmak esastır. Olumluya yönelik ısrar ile olumsuzu söğündürme (azaltarak yok etme) çabası her daim başarılı sonuçlar vermiştir. Bambu ağacının yetiştirilme serüveni buna iyi bir örnek olabilir. Çinlilerin yetiştirdiği bu ağacın önce tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yılda tohumda herhangi bir değişiklik ... [TAMAMI]
|
Mar 06,2009 Yazar: Abbas TURAN
 Sevgili Adem Aslandoğan ile yaptığımız radyo sohbetlerinin birinde, "dağların yıkılma gerekçesi dağlardan güzel olmalı" demiştim. Niye dediğimi tam hatırlamıyorum. Tahmin odur ki, "yıkılsın dağlar" gibi ilenmeler ile biten veya başlayan türkülerimizin birinden sonra aklıma gelen çağrışımların söze gelenidir bu çıkarım. Oy ne güzeldir, gölgesine hayaller yığdığımız, koynunda çocukluğumuzu beslediğimiz, varıp eşiğine niyaz etme umuduyla yanıp tutuştuğumuz gurbetten yaralı evlerimizden görünüşleri. ... [TAMAMI]
| |
|